Türk Edebiyatı 5 Ders Notları

2016-2017
Eğitim Yılına Uygundur

 

UNİTE 1 : Edebiyatla Düşünce, Sosyal ve Siyasi Hayatın İlişkisi
1.KONU : Yenileşme Dönemi

* Batı’nın Rönesans ile edindiği düşünsel birikim Aydınlanma dönemini doğurmuştur.
* “Aklın”, “bilimselliğin”, “gerçeğe verilen önemin” öne çıkarılması pozitif bilimlere verilen önem 18. yüzyılın ortalarından itibaren Sanayi Devrimi’ni doğurur.
* 1789 Fransız Devrimi, Osmanlıyı parçalayacak süreci başlatır.
* Yenileşme, Osmanlı devletindeki gerilemenin sonucu olarak doğmuştur. Türk Edebiyatı 5 Özeti www.tembelogrenci.com sitesinden alınmıştır
* 16. yüzyılın sonlarına dek birçok yönden Avrupa’dan üstün bir yönetime ve kurumlaşmaya sahip olan Osmanlı Devleti, Batı’daki gelişimleri dikkatle takip etmiştir. Ancak 16. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devleti askeri, ilmi ve ekonomik alanlarda bozulan kurumlarına dinamizm getirecek yenilik hamleleri yapamamıştır.
* Değişen dünyanın Osmanlı’ya ilk büyük darbesi Viyana bozgunu (1683) olur. Viyana bozgunu, kendini yenilemeyen bir devletin, imparatorluk bile olsa, sadece asker sayısındaki üstünlükle savaşları kazanamayacağını ortaya koymuştur. 1699′ da Karlofça Antlaşması’nı imzalamaya mecbur kalan Osmanlı imparatorluğu bu antlaşmayla ilk defa toprak kaybetmiştir. Bu antlaşmadan sonra olumsuzluklar artmıştır. Genellikle pamuklu dokuma imalatı üzerine kurulu Osmanlı sanayi Avrupa’nın özellikle de İngiltere’nin tahakkümüne teslim edilmiştir. Yeniçeri ordusu donanımsız ve disiplinsiz bir duruma düşmüştür.Kaynak : www.tembelogrenci.com
* Osmanlı Devleti 1699 Karlofça ve 1718 Pasorafça Antlaşmalarıyla Batı’ya kaptırdıkları üstünlüklerine yeniden kavuşmak için Batı’nın fikri birikiminden ve teknolojideki gelişimlerinden yararlanma çalışmalarına başlamıştır. Bu amaçla yapılan ilk girişim Damat İbrahim Paşa döneminde Avrupa’ya elçiler (Yirmisekiz Çelebi Mehmet gibi) gönderilmesi olmuştur. Avrupa kültürüyle karşılaşmanın ilk sonuçları gemi yapımıyla ilgili yöntemlerin alınması, matbaanın kurulması gibi teknik; saray dekorasyonu, bahçe düzenlemesi gibi sosyal alanlardaki (Lale Devri) yenilikler olur.
* Pozitif bilimlerle ilgili okullar açılmaya başlanır.
* Yenileşme hareketi ilk olarak askeri sistemde kendini göstermiştir.
* II. Mahmut, Yeniçerileri tamamen ortadan kaldırarak 1826’da Avrupai usullere göre düzenlenmiş Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla bir ordu kurar.
* Tercümeler yapılmaya başlanır. Tercüme Odası kurulur. Tanzimat aydınlarının Batı’ya açılmasında Tercüme Odası’nın hazırlayıcı rolü vardır.
* Türk edebiyatının yeniden yapılanması bakımından 1859’da yapılan iki çeviri önemlidir: Münif Paşa’nın çevirdiği Muheverat-ı Hikemiyye (Volter, Fenelon ve Fontenel’den seçilmiş felsefi diyaloglar) ve Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği Telemak. Bu çevirileri Sefiller (“Mağdurin” adıyla) Robinson Cruzoe, Monte Cristo, Emil, Tartüffe gibi yapıtların çevirileri izler.
* II. Mahmut döneminde yenileşmenin önemli bir aracı olacak ilk gazete de çıkar: Takvim-i Vekayi (1831)
* Osmanlı Devleti’nde Batı’ya yöneliş Abdülmecit döneminde, Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu, 1839) ile resmiyet kazanmıştır. Tanzimat, “düzenlemeler” anlamına gelen bir sözcüktür. Bu fermanın ilanıyla birlikte Tanzimat Dönemi de başlamış olur.
* Tanzimat Fermanı din, dil, ırk gözetmeksizin bütün halkın can, mal ve namusunun korunacağını, askerlik ve vergi kanunlarının yeniden düzenleneceğini ortaya koyan eşitlikçi bir söylem taşıyordu.
* Modernliğin Öncüleri: Şinasi – Akif Paşa – Namık Kemal – Ziya Paşa – Sadullah Paşa – Beşir Fuat – Ahmet Mithat – Samipaşazade Sezai – Tevfik Fikret’tir.
* Osmanlı İmparatorluğu’nda modernleşme hareketleri halkın değil, daha çok yönetici sınıftan kişilerin isteğiyle ortaya çıkmıştır. Batı’da ortaya çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nu etkileyen zihniyet devriminin temelinde yatan kavramlar ve düşüce akımları şunlardır: Rönesans, Reform, Pozitivizm, Teknoloji, Bilim, Hukuk
* Yenileşme hareketleri yüzü dünyaya dönük, akılcı, iradeli bireyler yetiştirmeyi; bilime ve teknolojiye önemle eğilmeyi esas alıyordu. Bu amacın donanımlı edebi ve düşünsel anlamdaki ilk temsilcisi Şinasi’dir. Şinasi, dünyaya, topluma bir Türk Rönesansçısı gibi bakar, “akl”ı, “hukuk”u “medeniyet”i öne çıkarır. Mustafa Reşit Paşa için yazdığı kasidelerde yenilik düşüncelerini ortaya koyar. Bu düşünceleri Auguste Comte’un pozitivist dünya görüşünün yansımaları gibidir.
* Osmanlı toplumunun dünyaya bakışıyla modernizmin “akla uygunluk” ilkesi arasındaki karşıtlık ve bunun sonucunda çıkış yolu bulamayan aydınlarda ortaya çıkan boşluk duygusu özellikle Akif Paşa’nın divan şiirinin söz oyunlarından yararlanarak yazdığı Adem Kasidesi’nde kendini gösterir. Adem, yokluk demektir. Bu Konu www.tembelogrenci.com dan alınmıştır
* Namık Kemal de iradi bir insan tipolojisi yaratmaya dönük tutumu ve katılımcı bir yönetimden yana tavır almasıyla modernliğin öncüleri arasında yer alır. Ziya Paşa da çok tutarlı olmamakla birlikte, özellikle Şiir ve İnşa adlı makalesiyle yeniliğe önemli katkılar sunmuştur.
* Sadullah Paşa, 19. Asır adlı manzumesinde Orta çağ’a özgü geleneksel dünya görüşünü eleştiri ve teknolojik gelişmesine hayranlık duyduğu Batı’nın pozitivist düşüncesini över. Eşitlik, insan halkları, bilim gibi kavramları öne çıkarır, Doğu medeniyetlerinin geri kalmışlığını ortaya koyar. İlerlemek için Batı’nın örnek alınması gerektiğini savunur.
* Fizik ve kimya bilimlerindeki mekanizmanın aynısının hayatta da mevcut olduğunu savunan, metafizik görüşleri reddeden Beşir Fuat da modernliğin öncü isimlerindendir. Beşir Fuat Batı’daki pozitivist düşünce kazanımlarını, çevirileri ve makaleleriyle Osmanlı toplumuna aktarmaya çalışmıştır. Bir nevi ansiklopedi niteliğindeki eserleriyle Ahmet Mithat, yenileşme çabalarını sosyal bir fon olarak eserlerinde kullanan Samipaşazade Sezai, toplumsal bilinçaltını imgeleriyle uyarmaya çalışan Servet-i Fünun şairi Tevfik Fikret de modemliğin öncüleri arasında sayılabilir.
* Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla başlayan “Batılılaşma Dönemi Türk Edebiyatı’nın hazırlık dönemi” Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasına (1860) kadar sürer.

Tanzimat Edebiyatında Gazeteler: 
* Türk edebiyatında gazete, Batı’yla ilişkilerin güçlendiği Tanzimat dönemiyle birlikte başlamıştır.
* Tanzimatçılar, halkı aydınlatmak ve onlara yol göstermek amacıyla gazete çıkarmışlardır.
* Gazetelerin yayımlanmaya başlaması makale, roman, hikâye, tiyatro gibi türlerin edebiyatımıza girmesinin önünü açmıştır.
* Takvim-i Vekayi ilk resmi gazete olarak 1831’de çıkarılır.
* Ceride-i Havadis yarı resmi (yarı özel) İngiliz Churchill tarafından 1840’ta çıkarılır.
* Tercüman-ı Ahval, ilk özel Türk gazetesi olarak 1860’ta Şinasi ve Agah Efendi ile birlikte çıkarılır.
* Tasvir-i Efkâr gazetesi, ikinci özel gazete olarak Şinasi tarafından 1862’de çıkarılır ve gazetenin başyazarlığına Namık Kemal getirilir.
* Tercüman-ı Hakikat gazetesi, Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılır.
* Namık Kemal ile Ziya Paşa yurt dışında (Londra) çıkarılan ilk gazete olan Hürriyet’i yayımlamışlardır.

UNİTE 2 : Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı
1.KONU : Tanzimat Dönemi Edebiyatının Oluşumu

* Tanzimat edebiyatının hazırlık dönemi, Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla başlar Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasına kadar sürer.
* Tanzimat edebiyatı 1860’ta Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasıyla başlar, 1896’ya kadar sürer.
* Batı’dan alınan roman, hikâye, tiyatro, eleştiri, makale gibi türler ilk kez Tanzimat döneminde kullanılmaya baş- lanmıştır.
* Topluluk sanatçıları Fransız Devrimi’nin etkisiyle tüm dünyaya yayılan vatan, millet, adalet, eşitlik, hürriyet gibi kavramları işlemişlerdir.
* Topluluk sanatçıları “toplum için sanat”; II. topluluk sanatçıları “sanat için sanat” anlayışıyla hareket etmişlerdir. Kaynak : www.tembelogrenci.com
* Dönem sanatçıları sanatın amacını toplumu eğitmek olarak gördükleri için yalın bir dili savunmuşlar; ama bunda başarılı olamamışlardır; II. dönem sanatçılarında dilde sadeleşme amacı yoktur.
* Tanzimat edebiyatında klasisizmden etkilenmeler olmuşsa da romantizmin ağırlığı görülür; Tanzimat II. dönemde realizmden de etkilenilmiştir.
* Tanzimat edebiyatında gazete aracılığıyla edebi, sosyal ve politik alanlarda yeni düşünceler sunulmuş; makale tiyatro gibi edebi türlerin ilk örnekleri gazetelerde verilmiştir.
* Tanzimat edebiyatı sanatçıları çok yönlü sanatçılardır. Hem yazar hem şair hem devlet adamı hem de gazetecilerdir.

2.KONU : Öğretici Metinler

* Tanzimat dönemi öğretici metinlerinde toplumsal konular işlenmiştir.
* Rönesans ve aydınlanma döneminin etkisiyle birlikte Tanzimat dönemi öğretici metinlerinde eşitlik, hürriyet, bilim, hukuk gibi kavramlar öne çıkar.
* Genellikle makale türünde eserler verilir. Bir öğretici metin olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ilk makaledir.
* Tanzimat dönemi öğretici metinlerinde Arapça ve Farsça sözcükler kullanılmakla birlikte süssüz, gösterişsiz, secisiz bir dil kullanılmıştır.
* Tanzimat dönemi edebiyatı öğretici metinlerinde Doğu – Batı çatışması temada, dilde, ifade biçimlerinde kendini gösterir.
* Tanzimat döneminde halkı eğitmek ve bilgilendirmek amacıyla daha çok gazeteden yararlanılmıştır, öğretici metinler de daha çok gazetelerde yayımlanmıştır.
* Türk dili tarihi alanında çalışmalar yapılmış, sözlük çalışmaları ilk defa bilimsel bir metodla düzenlenmiştir.

3.KONU : Çoşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler

* Tanzimat şiirinde biçimsel olarak eskiye bağlı kalınmış, içerikte yenilik yapılmıştır. Başka bir deyişle divan edebiyatı nazım şekilleri kullanılmaya devam edilmiş, özellikle kasidede bazı değişiklikler yapılmıştır.
* Batı edebiyatının etkisiyle biçimsel yenilikler yapan II. topluluk sanatçıları şiir açısından I. topluluğa göre daha yenilikçidirler.
* Divan edebiyatının “göz için kafiye” anlayışına devam edilmiştir. Dönemin sonunda Recaizade Mahmut Ekrem “kulak için kafiye” anlayışını savunmuştur.
* Eski biçimlerle yeni konular işlenmiştir. Eskiyi ve yeniyi bir arada bulundurması bakımından şiirlerde bir “ikilik” söz konusudur.
* Kaside, terkib-i bent, müseddes gibi divan edebiyatı nazım şekilleri kullanılmıştır. Bu nazım şekillerini kullanmakla birlikte, şiirlerin içerikleri değişmiştir.
* Hürriyet, eşitlik, adalet, hukuk gibi yeni temaları işlenmiştir.
* Divan ve halk şiiri geleneklerinin kalıplaşmış imgeleri (mazmunlar) kullanılmamıştır.
* Şiirler Batı düşüncesiyle ve klasisizm ile romantizm akımlarıyla ilişkilidir.
* Şiirlerin başlığı içeriğe göre (“Hürriyet Kasidesi” gibi) belirlenmiştir.
* Divan şiirindeki “parça güzelliği” yerine “konu birliği” ve “bütün güzelliği” anlayışı benimsenmiştir.
* Halka yönelik şiirler yazılmıştır, divan şairleri gibi, seçkin bir kesime seslenilmemiştir. Diğer Ders Notlarını GÖrmek İçin tembelogrenci.com u ziyaret edin
* Ağırlıklı olarak aruz kullanılmakla birlikte heceyle de şiirler yazılmıştır.
* Divan şiirinin ağır ve sanatlı dili eleştirilmiş, sade bir dil savunulmuş; ama bu, gerçekleştirilememiştir.

4.KONU : Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler

a) Anlatmaya Bağlı Metinler (Roman, Hikâye)

* Tanzimat’tan önce Türk edebiyatında olay çevresinde oluşan (anlatmaya ve göstermeye bağlı) edebi türler şunlardır: Halk hikâyeleri, destanlar, mesneviler, masallar ve geleneksel halk tiyatroları.
* Tanzimat’la birlikte olaya bağlı edebi metinlere şunlar da eklenmiştir: roman, hikâye ve tiyatro.
* Tanzimat döneminde roman, hikâye ve gazetelerde bölümler halinde yayımlanarak (tefrika edilerek) okura ulaştırılmıştır.
* Fransız edebiyatından çevirilerle başlayan roman türündeki gelişmeler, telif (yazarın kendi yaratımı) romanların yazılmasıyla sürmüştür.
* Tanzimat edebiyatı romanlarında Doğu-Batı çatışması ile bundan doğan yıkımlar ve tarihteki başarılar öne çıkan konulardır.
* Tanzimat edebiyatı romanları teknik olarak zayıftır, yazarlar romanın akışına müdahale eder, romanı genellikle bir öğütle bitirirler.
* Roman ve hikâyelerde toplumu eğitme amacı öne çıkar; iyiler çok iyi, kötüler çok kötüdür, iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. Facebook Sayfamız www.facebook.com/TembelOgrenci
* Roman türünün ilk örnekleri (Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İntibah, Felatun Bey ile Rakım Efendi) romantizm akımının özelliklerini taşır, ikinci dönemle birlikte realist romanlar (Sergüzeşt, Araba Sevdası) yazılmıştır.
* Roman ve hikâyelerde divan edebiyatına göre sade bir dil kullanılmıştır.
* Romanlar toplumu eğitmek için bir araç olarak görüldü- ğünden teknik bakımdan kusurludur.
* Romanlarda (Felatun Bey’le Rakım Efendi, İntibah, Sergüzeşt vb.) ilahi bakış açısı kullanılmıştır.

b) Göstermeye Bağlı Metinler (Tiyatro)
* Tanzimat’tan önce Türk edebiyatın geleneksel halk tiyatrosu ürünleri vardı. Karagöz, meddah, orta oyunu ve köy seyirlik oyunlarının oluşturduğu geleneksel tiyatro doğaçlamaya dayanıyordu ve genel olarak belirli bir sahnesi, dekoru yoktu. Tanzimat’la birlikte, Şair Evlenmesi’nin yayımlanmasıyla başlayan modern tiyatro ise belli bir metne dayalıdır ve bir sahnesi, dekoru ve komedi, trajedi, dram gibi türleri vardır.
* I. Toplulukta tiyatro toplumu eğitmede bir araç olarak görülmüştür, II. toplulukta okunmak için, bireysel konuların işlendiği tiyatrolar yazılmıştır.
* Birinci dönemde genellikle görücü usulüyle evliliğin yanlışlığı (Şair Evlenmesi), çokevliliğin yanlışlığı (Eyvah), vatan sevgisi, kahramanlık (Vatan yahut Silistre), aşk dramı (Zavallı Çocuk, Akif Bey) ve tarihsel konular (Celalettin Harzemşah) işlenmiştir. İkinci dönemde ise genellikle aşk dramları (Afife Anjelik, Vuslat yahut Süreksiz Sevinç), töreler (Çok Bilen Çok Yanılır), tarihsel konular (Tezer, Tarık, İbn-i Musa) işlenmiştir.
* İlk dönem ürünleri mensur olarak yazılırken Tanzimat’ın ikinci topluluğunda yer alan Abdülhak Hamit Tarhan’ın tiyatroları manzum olarak da yazılmıştır. Hazırlayan tembelogrenci.com
* Birinci dönem yazarlarının (Şinasi, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi) eserlerinde günlük konuşma dilinden yararlanılmış, sade bir dil vardır. İkinci dönem yazarlarının (Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan) tiyatro dili genel olarak sanatlı ve ağırdır.
* Tanzimat birinci dönemi edebiyatında Şinasi, Ahmet Mithat gibi yazarlar dilin sadeliği ve diyalogların doğallığıyla tiyatro eserlerini sahneleme tekniğine uygun yazmışlardır. Bununla birlikte Abdülhak Hamit Tarhan, tiyatrolarını okunmak için yazdığı için sahne tekniği bakımından zayıf tiyatrolar ortaya koymuştur, yine ikinci dönem yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’in tiyatroları da sahne tekniğine uygun değildir.
* Ahmet Vefik Paşa, Moliere’den yaptığı çeviri ve uyarlamalarla tiyatroya büyük katkılarda bulunmuştur.
* Tanzimat tiyatrosunda, önce klasisizm (Şinasi, Ahmet Vefik Paşa) ve romantizm (Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan) akımlarının etkisi görülür.

5.KONU : Tanzimat Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

* Tanzimat edebiyatının hazırlık dönemi, Tanzimat Ferma­nı’nın ilanıyla başlar Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayım­lanmasına kadar sürer.
* Tanzimat edebiyatı 1860’ta Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasıyla başlar, 1896’ya kadar sürer.
* Batı’dan alınan roman, hikâye, tiyatro, eleştiri, makale gibi türler ilk kez Tanzimat döneminde kullanılmaya baş­lanmıştır.
* I. Topluluk sanatçıları Fransız Devrimi’nin etkisiyle tüm dünyaya yayılan vatan, millet, adalet, eşitlik, hürriyet gibi kavramları işlemişlerdir.
* I. Topluluk sanatçıları “toplum için sanat”; II. topluluk sa­natçıları “sanat için sanat” anlayışıyla hareket etmişlerdir.
* I. Dönem sanatçıları sanatın amacını toplumu eğitmek olarak gördükleri için yalın bir dili savunmuşlar; ama bunda başarılı olamamışlardır; II. dönem sanatçılarında dilde sadeleşme amacı yoktur.
* Tanzimat edebiyatında klasisizmden etkilenmeler olmuşsa da romantizmin ağırlığı görülür; Tanzimat II. dönemde realizmden de etkilenilmiştir.
* Tanzimat edebiyatında gazete aracılığıyla edebi, sosyal ve politik alanlarda yeni düşünceler sunulmuş; makale tiyatro gibi edebi türlerin ilk örnekleri gazetelerde verilmiştir.
* Tanzimat edebiyatı sanatçıları çok yönlü sanatçılardır. Hem yazar hem şair hem devlet adamı hem de gazete­cidirler.